Pakistan Keşmiri'nde kanlı baskı iddiası: Onlarca sivilin öldürüldüğü bildiriliyor

Pakistan yönetimi, kontrolü altındaki Keşmir bölgesinde barışçıl göstericilere yönelik sert müdahale ve insan hakları ihlalleri iddiaları nedeniyle uluslararası kamuoyunun hedefinde.

03 Ağu 2026 - 18:15 YAYINLANMA
Pakistan Keşmiri'nde kanlı baskı iddiası: Onlarca sivilin öldürüldüğü bildiriliyor

Yerel sivil toplum kuruluşları, son iki gün içinde güvenlik güçlerinin protestoculara ateş açması sonucu en az 30 kişinin öldürüldüğünü öne sürerken, İslamabad yönetimi suçlamaları reddediyor.

Bölgede faaliyet gösteren Joint Awami Action Committee (JAAC), güvenlik güçlerinin on binlerce silahsız göstericiye gerçek mermiyle müdahale ettiğini, pazartesi günü 25, salı günü ise 5 kişinin öldüğünü iddia etti. JAAC yetkilileri, güvenlik güçlerinin yalnızca protestoculara ateş açmakla kalmadığını, hayatını kaybedenlerin cenazelerini de olay yerinden kaldırarak delilleri ortadan kaldırmaya çalıştığını belirtti.

JAAC Sözcüsü SA Khan, Mirpur'da güvenlik güçlerinin hastaneyi kapattığını ve cenazeleri bilinmeyen yerlere götürdüğünü iddia ederek "Kanlar içindeki cesetleri gösteren fotoğraf ve videolar elimizde. Güvenlik güçleri delilleri yok etmek için cenazeleri kaçırdı." ifadelerini kullandı.

İddialar bağımsız kaynaklarca doğrulanabilmiş değil. Gazetecilerin bölgeye girişinin engellendiği ve internet ile mobil iletişimin kesildiği bildiriliyor. Haberleşme kısıtlamaları nedeniyle olayların boyutunun bağımsız şekilde teyit edilmesi güçleşirken, Pakistan medyasının da protestoları büyük ölçüde görmezden geldiği belirtiliyor.

Haziran ayından bu yana devam eden protestoların temelinde, Pakistan yönetiminin seçim sistemi ve bölge üzerindeki siyasi kontrolü bulunuyor. Yerel gruplar, Hindistan kontrolündeki Keşmir'den gelen mülteciler için ayrılan kontenjanların İslamabad'ın bölge siyasetini yönlendirmesine hizmet ettiğini savunuyor.

Pakistan hükümeti ise protestoların arkasında Hindistan'ın bulunduğunu öne sürüyor. Enformasyon Bakanı Atta Tarar, gösterilerin Hindistan tarafından finanse edildiğini ve yönlendirildiğini iddia etti. Ancak JAAC bu suçlamaları reddederek, Pakistan'da siyasi ve ekonomik hak talep eden herkesin rutin şekilde "Hindistan destekli" ya da "devlet karşıtı" ilan edildiğini savundu.

İslamabad yönetiminin protestolara yönelik yaklaşımı uluslararası insan hakları kuruluşlarının da sert eleştirilerine neden oldu. Uluslararası Af Örgütü, iletişim ambargosunun derhal kaldırılması çağrısında bulunurken, güvenlik güçlerinin güç kullanımına ilişkin bağımsız ve şeffaf soruşturma yürütülmesini istedi. Kuruluş, internet ve mobil iletişim kesintilerinin bölgede yaşanan ihlallerin ortaya çıkarılmasını engellediğine dikkat çekti.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de daha önce bölgede yaşanan ölümcül olayların bağımsız şekilde soruşturulması çağrısında bulunmuştu. İnsan hakları savunucuları, Pakistan yönetiminin Keşmir'de uzun süredir güvenlik politikalarını siyasi taleplerin önüne koyduğunu ve bunun bölgedeki gerilimi daha da tırmandırdığını belirtiyor.

Pakistan yönetimi ise sivillere yönelik ölümcül müdahale iddialarını reddetmeye devam ediyor. Buna karşın iletişim kısıtlamalarının sürmesi ve bağımsız gözlemcilerin bölgeye erişememesi, yaşananlara ilişkin soru işaretlerini artırmayı sürdürüyor. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: